Back to Blog

Reading Financial Statements, the Skill of Managing Businesses with Data

📅 November 26, 2021 👤 Gonzey Danışmanlık

İşletmelerin yürüttükleri faaliyetlerin başarısını düzenli aralıklarla ölçmeleri ve analiz etmeleri büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilir bir büyüme ve daha da önemlisi işletmenin ticari varlığının korunması, belli seviyedeki finansal okuryazarlık becerisi ile finansal tabloların irdelenmesine bağlıdır.

Bu analizi bütünsel bir bakış açısıyla yapabilmek için Kar/Zarar tablosu, bilanço ve nakit akım tablolarını beraber ele alarak yorumlamak gerekmektedir.

Kar/Zarar Tablosu Nasıl Ele Alınmalı?

Bir işletmenin sürdürdüğü operasyonların karlılığını ölçümlemek için kar/zarar tablosu analizinden yola çıkmak en doğru adımdır. Her sektörün dinamiklerine göre analiz edilen gelir ve gider başlıkları farklılık göstermekle birlikte, sektör bağımsız ana başlıkları ve değerlendirme boyutlarını ortak paydada toparlayabilmek mümkündür.

Kar/Zarar Tablosu, geçen yıla ve bütçeye göre kalem bazında incelenmeli; artış, azalış ve bütçeye göre sapma oranları hesaplanmalı ve yorumlanmalıdır. Kar/Zarar Tablosu, aylık ve yıl başından kümüle olarak geçen yıla ve bütçeye göre kıyaslanarak irdelenmelidir. Buna ilaveten, yine gelir ve giderlerimiz 3'er aylık ve kümüle dönemler bazında da ele alınmalıdır.

Bütün faaliyet gelir ve giderlerin yukarıda bahsi geçen zaman ve değerlendirme boyutlarında satışa olan rasyosunun işletmenin belirlediği kriter, hedefler ve sektör normları çerçevesinde olup olmadığı analiz edilmelidir.

Satışlar ve Brüt Kar Marjı, bir işletmenin sağlıklı büyümesi ile ilgili en önemli sinyalleri veren iki kritik başlıktır. Satışların, enflasyonun üzerinde ve bütçe hedefi paralelinde çizdiği seyir, işletmenin ticari başarısını gösteren en önemli veridir. Buna ilaveten, satışlardaki büyümenin ana unsurlarını incelemek de bir o kadar sağlıklı ve önemlidir. Pazar payı büyümesi, ürün adedi veya müşteri sayısındaki artış, pazar çeşitliliğindeki genişleme, ihracat ve buna bağlı döviz cinsi satış büyümesindeki artış, pozitif ve reel bir büyüme olarak değerlendirilebilir.

Buna karşın, büyümenin ana kaynağı sadece fiyat artışından kaynaklanıyorsa, bu durum gelecekle ilgili bize düşündürmelidir. Brüt kar marjındaki oransal büyümenin, satışlardaki artıştan daha yüksek olarak gerçekleşmesi, işletmemizin tedarik zinciri stratejimizin başarısını ve doğru satınalma ve yönetme becerimizi gösterir.

Faaliyet giderlerini yönetme becerisi de önemlidir. Faaliyet giderlerinin, satış artışından daha az artması ve satışlardan aldığı payın görece azalması bir işletmenin faaliyet giderlerini sağlıklı yönettiğinin bir işaretidir.

Ve en önemli kriter, FAVÖK, diğer bir deyişle Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Faaliyet Karı. İngilizce terimiyle EBITDA, bir işletmenin piyasadaki duruşu ve performansını belirleyen en önemli veridir. FAVÖK, satışlardan daha fazla büyüdüyse; nominal ve oransal olarak hedeflerimiz paralelinde ilerliyorsa o zaman şirketimizin ticari ve operasyonel başarısını pozitif olarak değerlendirmek mümkündür.

Ve son olarak Vergi Öncesi Kar. FAVÖK'ten Vergi Öncesi Kara giden yolda en önemli kalemler, amortisman ve faizdir. Burada analiz edilmesi gereken nokta yatırımlar ve bu yatırımlardan kaynaklanan borçlanmanın getirdiği faiz ve amortisman yükünün işletme üzerinde oluşturduğu baskının sağlıklı olarak değerlendirilmesidir.

Bilançoya Neden Bakmalıyım?

Genelde çoğu işletme, finansal ticari performansını Kar/Zarar Tablosuna yoğunlaşarak takip etmeyi tercih eder. Bu büyük yanılsama ve tek boyutlu bakış açısı ile ilerlemek demektir. Evet tabi ki Kar/Zarar Tablosu bize operasyonlarımızla ilgili en önemli bilgileri sağlar ve bizi yönlendirir. Bununla birlikte Kar/Zarar Tablosu varlıklarımızı, yükümlülüklerimizi ve sermayemizi nasıl yönettiğimizi bize tek başına deşifre edemez.

Bu analizi daha doğru yapabilmemiz için bilanço verilerinden beslenmemiz gerekmektedir:

  • Satışların tahsilat süresi nedir?
  • Ticari borçların ödeme süresi ne?
  • Stok devir süremiz ne, sağlıklı mı, piyasa dinamikleri çerçevesinde mi?
  • Kısa vadeli borçlarımız kısa vadeli varlıklarımız tarafından pozitif olarak karşılanıyor mu?
  • FAVÖK/Net Borçlanma seviyesi şirket hedeflerine ve sektör dinamiklerine paralel mi?
  • Yabancı para borçlanmamız ne seviyede?
  • Ödenmiş sermaye ile kredi borcu seviyesindeki katsayımız ne?

Nakit Akım Neden Önemli?

Kar/Zarar Tablosu ve Bilançoyu analiz ettik diyelim, peki bu yeterli mi? Elbette kıymetli ama nakit akım analizi yapmadan sadece sınırlı bir değerlendirme. İngilizce terimi ile artık 'Cash is the King'. İşletmenin ileri vadedeki nakit akımlarını doğru planlamak, tek başına kar/zarar tablosu ve bilanço analizlerinin ötesinde bir başarı.

İşletmenin ihtiyaçlarına paralel, bütçeye yaslanan ve bütçe verileriyle detaylı olarak planlanan bir nakit akım, işletmelerin mevcudiyetini koruması ve büyümesini doğru yönetmesini sağlayan ve bize yol gösteren en önemli finansal tablo olarak önümüze çıkıyor.